-
Posted By Doç.Dr.Fatih Aktoz
-
-
Comments 0
Gebelik ve Doğum
Gebelik ve doğum bir kadının yaşayabileceği en özel deneyimlerden biridir. Ancak bu deneyim aynı zamanda oldukça zorlu bir süreci de içerir. Gebelik sürecindeki bir kadın hem kendi sağlığı hem de bebeği için uzmanlar tarafından belirlenen genel önerilere uymalıdır.
Hamilelik süreci esnasında kadın doğum uzmanının önerilerini takip eden, düzenli kontrollerini yaptıran ve genel sağlık durumuna dikkat eden anne adaylarının, gebelik sürecinde veya doğum sırasında sorunlarla karşılaşma olasılığı daha düşüktür.
Hamilelikte Doktora Ne Zaman Başvurmalı?
Anne adayının ve bebeğin sağlığıyla ilgili en doğru adım, kişinin henüz hamile kalmadan önce uzman bir kadın doğum doktoruna başvurmasıdır. Hamilelikte ne zaman doktora gitmeli sorusu bu bakımdan önemli bir konudur. Bu sayede kişi ve partneriyle ilgili genel bir değerlendirme yapılır ve çift, olası riskleri önceden öğrenir. Ancak çoğu anne adayı gebe olduklarını öğrendikten sonra doktora başvurmaktadır. İlk muayene oldukça önemlidir ve hamile olduğunu fark eden kişinin vakit kaybetmeden bir doktora başvurması önerilir.
İlk ziyaretin temel amacı hem anne hem de bebeğin mevcut tüm risk faktörlerini belirlemek ve bu bağlamda sağlıklı bir hamilelik süreci planlamaktır. Bu konuda kişinin tıbbi geçmişi büyük önem taşır. Yani anne adayının önceden hamile kalıp kalmadığı, ciddi bir hastalık veya cerrahi operasyon geçirip geçirmediği, hangi tür alerjilere sahip olduğu veya kendisinde kalıtsal hastalıklar ve doğuştan gelen sakatlıklar olup olmadığı gibi bilgiler oldukça kritiktir.
Hamilelik Sürecinde Beslenme
Gebelik sürecinde beslenme farklı ihtiyaçlar nedeniyle kilo artışını kontrol etmek önemlidir. İlk üç ayda kilo artışı 1 kg civarında olmalı, ikinci ve üçüncü trimesterlerde ise 1-1,5 kg arasında tutulmalıdır. Gebelik dönemi beslenme alışkanlıklarını ve damak zevkini değiştirmeyi gerektirmemektedir. Dengeli ve çeşitli besinlerle beslenmek önemlidir. Doğal, taze ve çeşitli besinleri içeren bir diyet benimsemek yeterlidir.
Kalsiyum, kemik ve diş gelişimi için önemlidir. Peynir, yağsız süt, yoğurt ve yeşil yapraklı sebzeler kalsiyum bakımından zengindir. Gebelikte artan protein ihtiyacını karşılamak için,
- Balık
- Et
- Kuru Baklagiller
- Yer Fıstığı
- Yoğurt
- Yumurta
- Kaşar peyniri gibi protein içeren besinler tüketilmelidir.
C vitamini, taze sebzeler ve meyvelerde bulunur. Besinleri taze veya az haşlayarak tüketmek önerilir. Kabızlığı önlemek için lifli yiyecekler tüketilmelidir; sebze ve meyveler, kepekli ekmek, ahududu, bezelye, esmer pirinç, kuru üzüm, kuruyemiş, kepekli makarna, kuru kayısı gibi lif açısından zengin alternatifler hamilelik sürecinde beslenme kapsamında değerlendirilmelidir.
Bebeğin merkezi sinir sistemi gelişimi için gebeliğin ilk haftalarında folik asit kullanımı çok önemlidir. Aynı zamanda demir, hem bebeğin hem de annenin temel ihtiyaçlarından biridir. Artan demir ihtiyacını karşılamak için demir içeren ilaçlar kullanılmalıdır.
Doğum Türleri Nelerdir?
Annenin ve bebeğin sağlığını korumak ve doğumu daha kısa ve ağrısız hale getirmek amacıyla bugün doğum teknikleri kapsamında birçok yöntem geliştirilmiştir. Hamile kadının sağlık durumu tercihleri ve bebeğin anne karnındaki durumuna bağlı olarak doktor tarafından farklı doğum yöntemleri tercih edilebilir.
Normal Doğum
Normal doğum süreci anne adayında düzenli kasılmaların başlamasıyla başlar ve bebeğin vajinal yoldan çıkışıyla sona erer. Bu süreç genellikle hamileliğin 37 ile 42. haftaları arasında gerçekleşir.
Normal doğumda ilk aşamada rahimde kasılmalar görülür. Bu kasılmalar, genellikle 14 ile 16 saat süren bir süre boyunca 10 ile 15 dakikada bir meydana gelir. Zamanla kasılmaların şiddeti ve sıklığı artar. Bu kasılmalar rahim ağzının açılmasını sağlar. Ardından bebeğin doğduğu aşama başlar. Annenin itme ve ıkınma hareketleriyle gerçekleşen bu süreç birkaç saat sürebilir. Bebek doğduktan sonra son aşamaya geçilir ve bu aşamada plasenta rahimden çıkarılır.
Normal doğum ardından iyileşme süreci daha kısa olup, bebekle bağ kurma süreci de daha hızlı gerçekleşir. Dolayısıyla aksi bir durum olmadıkça hemen her zaman amaç, normal doğum ile gebeliği tamamlamaktır.
Epidural Normal Doğum
Epidural normal doğum anne adayının uyanık olduğu ve sadece bel altı bölgesinin uyuşturulduğu bir süreçtir. Bu durumda anne tüm doğum sürecini izlerken herhangi bir ağrı veya acı hissetmez. Epidural normal doğum tercih edenler, doğum sırasında acı hissetmemenin yanı sıra normal doğumdan hızlı bir iyileşme süreci yaşadıklarını ifade eder.
Epidural anestezi duyu kaybını oluşturmak için minimal motor blokla gerçekleştirilen bir bölgesel anestezi yöntemidir. İlaçların kateter kullanılarak anestezi uzmanınca steril koşullar ile epidural aralığa verilmesi olarak da anlatılabilir. Bilinç kaybına neden olmamakta olup doğum ve doğurma eylemi sırasında oluşan ağrının giderilmesinde yaygın olarak kullanılır.
Sezaryen doğum
Normal doğumun mümkün olmadığı veya riskli olduğu durumlarda uygulanan cerrahi bir prosedür olan sezaryen, rahime kesi açılarak bebeğin çıkarılması işlemidir.
Sezaryen doğum spinal, epidural ya da genel anestezi altında gerçekleştirilir. Bebeğin doğum için uygun pozisyonda olmaması, normal ölçülerin üzerinde olması, fetal kalp atışlarının düşük olması, plasentanın ayrılması gibi durumlar, sezaryen doğumunun tercih edilmesine neden olabilir.
Doç Dr. Fatih Aktoz’un İstanbul bölgesinde uygulamakta olduğu tedavilerle ilgili bilgi almak için tıklayınız.
Doç Dr. Fatih Aktoz’un videolu bilgilendirmelerine ulaşmak için tıklayınız.
